Yalnız Kadınlar Sokağı, Maeve Binchy

Yazar : Cumartesi, Eylül 13, 2014 , , , , ,

bu resmi çok sevdim, bana ait olmadığı belli değil mi?
Şu linkten resim sahibinin kitap değerlendirmesini okuyabilirsiniz

En sevdiğim kitaplar sıralamasında kesinlikle ilk ona girer bu kitap. Maeve Binchy 'nin dört kitabını okudum , İtalyanca Aşk Başkadır, Aşk Mutfakta Pişer, Hayatın Ta Kendisi Lokantası ve Yalnız Kadınlar Sokağı. Edebi kaygıları olmayan, biraz yüzeysel bir yazı dili var yazarın. Öyle uzun uzun tasvirler, duygu anlatımları, içsel yolculuklar, çözümlemeler yok. Kahramanların yaşamlarını film izler gibi izliyoruz .Bol bol diyalog var ve bu diyalog yazma işinde gerçekten başarılı.

Yalnız Kadınlar Sokağı yazarın baş yapıtlarından biri benim için. İrlanda'nın Dublin şehrinde yaşayan Ria isimli kadın kahraman ve çevresindeki insanların (kocası Danny, yakın arkadaşları Rosemary ve Gertie, annesi ve ablası , çocukları Brian ve Annie ) yaklaşık on beş yıllık hikayesini anlatıyor.

Ria çok temiz yürekli, içi dışı bir dediğimiz türden bir genç kız iken Danny isimli parlak bir gençle tanışıyor . Hırslı ve akıllı Danny Ria'nın aklını çeliyor hemen. Ria, kendisinden çok daha güzel ,uzun boylu, şık ve çenebaz olan Rosemary'yi seçeceğini düşünüyor adamın. Oysa Danny onu seçiyor, ailesiyle tanışıyor, şeytan tüyü var denilen tiplerden olduğu için hemen sevdiriyor kendini herkese. Bu arada emlak piyasasında kendini fark ettiriyor ve kurnazlıkla kazandığı yüklü bir komisyonla , Dublin'de değeri giderek artan, güzel bir sokakta , harap bir malikane satın alıyorlar Ria ile.

Ria'nın plansız gebeliği sonucunda evlenmeye karar veriyorlar. Beş paraları olmamasına rağmen Danny'nin patronu Barney'in sahip olduğu giysi kiralama dükkanından harika bir gelinlik ve aileler için şık kıyafetler kiralıyorlar. Yeni evlerinde harika bir düğün yapıyorlar.Kısacası hayatları bir peri masalı gibi başlıyor.Bir kız, bir oğlan çocukları oluyor. Kocaman ama bakımsız evlerini yavaş yavaş güzelleştiryor, açık artırmalardan değerli parçalar topluyorlar. Şöminenin başına konacak bir vazo için günlerce kafa yoruyorlar.Danny her zaman meşgul, yıllar geçtikçe eve pek az uğrar oluyor. Ria vaktinin çoğunu bir yığın tencere, tava, kek kalıpları, pasta börek malzemeleri ile dolu sıcacık mutfağında geçiriyor. Ev neredeyse günün her saatinde dolu, giden gelen hiç eksik olmuyor. Rianın annesi ,ablası, Gertie, Rosemary, Barney, çocukların arkadaşları hergün uğruyor . Ria bu kalabalığı, evin dolup taşmasını seviyor. Pişirmek, ikram etmek, konuşmak onu mutlu ediyor.

Yıllar geçip çocuklar büyür, Danny ordan oraya koştururken Ria kendini yalnız hissetmeye başlıyor. Bir bebek daha istiyor aslında. Danny'yi evde yakaladığı akşamlardan birinde zorla yakındaki restorana sürüklüyor bu bebek meselesini konuşmak için. Ona iltifatlar ederek başlıyor. Sözlerinde içten  çünkü hala çok aşık kocasına. ''Çok gençsin, güzelsin'' diyor adama. ''Artık ekonomik kaygılar azaldı, mutlusun, yeni bir bebek gerek sana''. Danny tamamen yanlış anlıyor ve şok geçiriyor. ''Nasıl yani ''diyor ''Nasıl bu kadar sakinsin? Biriyle buluştuğumu biliyor olmalısın. Yakın zamanda onun hamile olduğunu anladık. Çok mutluyuz'' diyerek zavallı Ria'nın musmutlu hayatını paramparça ediveriyor.

Ria mahvoluyor, Danny onun hayatının merkezi. O olmadan kendini bomboş hissediyor. Çıldırmaktan korkuyor.Çocukları için normal davranmaya çalışıyor. İnsanların acıyan gözlerine ve bakışlarına dayanmak çok zor geliyor. Herkes üzülüyor Ria için. Hayat devam ediyor bir taraftan. Danny'nin ona döneceğine inanmaktan vazgeçmese de yeni düzene ayak uydurmaları gerekiyor. Çocuklar yeni kız ile tanışmaya gidiyor, Kız  Annie'den sadece yedi yaş büyük. Solgun yüzlü bir yeni yetme havasında. Ria inanamıyor, Danny kızın annesi ile  yaşıt neredeyse , nasıl olur da harika evini, çocuklarını, karısını böyle sönük biri için terkeder?

Ria tam da ''Kimsenin beni tanımadığı, acıyan gözlerle bakmadığı bir yerde yaşamak ne güzel olurdu'' diye düşünürken telefon çalıyor bir sabah. Tanımadığı Amerikalı bir kadın ,yıllar önce İrlanda ziyaretinde Danny ile tanıştığını, numarayı rehberden bulduğunu, yaz için ev değiş tokuşu yapabileceği birileri var mı diye sormak için emlakçı Danny'yi aradığını söyleyince Ria'nın kafasında ampuller yanıyor peş peşe. Tamam,diyor. ''Yapalım bu işi. Evlerimizi değiştirelim.''

İki aylığına Ria Ameria'ya uçuyor. Marilyn de gelip onun evine yerleşiyor. İki kadın taban tabana zıt. Marilyn sürekli birilerinin uğradığı, herkesin hiç durmadan konuştuğu, özel hayat diye bir kavramın olmadığı İrlanda tarzı yaşama alışana kadar epey zaman geçiyor. Aynı şekilde Ria için de herşey çok farklı. Zaman zaman pişman olup gözyaşlarına boğulsa da birinci ayın sonunda yavaş yavaş işler yoluna giriyor.Amerika'daki steril evi insanlarla doldurmayı, yenilen içilen canlı bir mekana dönüştürmeyi başarıyor. Marilyn'in sırları olduğunu keşfediyor. Ünlü bir meze dükkanında çalışmaya başlayarak iş dünyasına ilk adımlarını atıyor.

İki ayın sonunda Ria ve Marilyn büyük ölçüde değişmiş, zayıf yönleri ile yüzleşmiş olarak evlerine dönüyorlar. Ria son ana kadar kocasının ona döneceğini ummaya devam etse de Bernadette'in bebeğini düşürmesinden sonra bile Danny'nin duygularını değişmediğini görüyor ve kabullenmek zorunda kalıyor ayrılığı.

Kitap bir sürü ayrıntı ve bazen çok komik olabilen diyaloglar ile  tatlı tatlı akıyor. Merakla, gülümseyerek, içiniz acıyarak okuyorsunuz ve tam da benim sevdiğim gibi mutlu sonla bitiyor. İyiler kazanıyor, kötüler kaybediyor, öyle görünmese bile.

Buyrun, kitaptan bir sayfa:

Yalnız Kadınlar Sokağı, Maeve Binchy
Ria ve Danny nin karşılaştıkları an

Benzer Yazılar

0 yorum